Yunan mitolojisinde, gelecek büyük felaketleri haber veren fakat kehanetlerine hiç kimsenin inanmadığı bir kadın kâhin olarak bilinen Kassandra, Aytmatov’un bu eserinde kendisine Uzay Rahibi Filofey adını veren Andrey Kriltsov ile temsil edilmektedir. Araştırmalar için uzaya giden ve daha sonra ekip arkadaşları ile birlikte dünyaya dönmeyi reddedip tek başına uzayda kalan Filofey, uzay istasyonunda yapmış olduğu çalışmalar sonucu tüm insanlığın geleceğini etkileyecek büyük bir buluşa imzasını atar. Uzay rahibi, anne karnında henüz daha embriyo hâlindeyken, insanların yaşanılmaz bir yer hâline getirdikleri dünyaya gelmeyi reddeden embriyoların varlığını keşfetmiştir. Bu embriyolar, kendilerini bekleyen kötü hayat şartlarıyla karşılaşmamak için doğuma karşı olumsuz tepki göstermektedirler. Bunun sonucu olarak da rahip, kendilerini doğuracak olan kadının alnında beliren sivilce gibi bir işaretle doğmak istemediklerini bildirdiklerini keşfediyor; bu işaretleri “Kassandra Damgası”, doğmak istemeyen embriyoları ise “Kassandra Embriyosu” diye adlandırıyor. Nesilden nesile, insan felaketlerinin ölçüleri hep büyüyor ve hepimiz buna katkıda bulunuyoruz. İşte nihayet, Tanrı bizi uçurumun kenarında durduruyor, Kassandra damgası ile işaret veriyor. Bir daha beyan ediyorum: Benim Kassandra embriyolarının sinyallerini ortaya çıkaran uzay araştırmalarım, artık böyle yaşanmayacağını, böyle devam ederse insan neslinin yok olacağını anlamalarında insanlara yardımcı olmak amacını taşıyor. Hayat perspektifi, sadece her bir ferdin, bütün toplumun, bütün insan neslinin kendi içindeki kötülük ve günahları temizlemesiyle yenilenebilir. Bu bir ütopya mı? Yine de bir ütopya mı? Hayır, bu yeni bir ütopya değil! Bu, canlı ruhun hayat yoludur, başka yol yok! Geri çekilmeyecek, hemen Kassandra embriyosundan kurtulmaya çalışmayacak cesur insanların bulunacağına inanıyorum. Tehlike sinyalleri bu insanlara çok şey söyleyecek: Herkesin, hayat için gelecek nesillerin istikbalinden sorumlu olduğunu; insanın kendi kendisi ile şimdiye kadar hiç görülmemiş bir mücadeleye girmesi gerektiğini... Bu insanlar daha güzel bir hayat için savaşacaklar. Ben buna inanıyorum... İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas’tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu. O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!